• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Aynamdaki Şiirler

Dr.Salim Çelebi

Site Menüsü
Site Haritası
Takvim

MADIMAK

Hüviyet şahidi,

“Bana gösterilen ceset,

                               ‘Hasret!’”

                                        dedi

hayretle morg taşına bakarken.

Doğuştan

saçı kara, kaşı kara;

yüzü ise is sinmiş

                        kapkara!

Kesin ölüm nedeni: “ Ateşte yakılma!”

 

Hemen yanı başımızda ikinci soğuk oda.

Yetmişlik delikanlı Asım Bezirci,

sessiz

ve heyecanlı son yolculuğunda.

Hava alabildiğine “soğuk,

                                   ” sorumluluk

                                                   ezici;

koku

yanık et kokusu

                     temmuzun sıcağında.

Kesin ölüm nedeni: “Ateşte yakılma!”

                 

“Yaşıyor! Yaşıyor!” çığlığıyla,

koşuşturuyor bir hemşire

genç bir bir kızı taşıyarak kucağında.

Ama nafile! 

Geri getiremiyor bebek yüzü

                                     yapılan tıbbi müdahale.

Açık kalarak her iki gözü

kayboluyor bir kelebek gibi sonsuzlukta.          

Kesin ölüm nedeni: “Ateşte yakılma!”

 

Yaralı ve cesetler yağıyor acile

“doluya tutulmuş serçeler” gibi;

yanık,

      güleç,

             biçare

ve tek bir sözcük bile çıkmıyor ağızlarından: “he-ce-ler” gibi.

Uzanmış

yatıyor az ilerde

yeleye benzer saçıyla Nesimi Çimen!

Koşuyoruz yanına hemen;

fakat üstat

              bizden habersiz çoktan uçmuş yarına.

Kesin ölüm nedeni: “Ateşte yakılma!”

                                                                                                                    

Kocaman

kara bir duman

                      bulutuyla kaplı Sivas!

Silah sesleri

bastırıyor çığlık atan sirenleri.

Zerre kadar ışık sızmıyor evlerden;

perdelerle sım sıkı kapatılmış pencereleri!

Her yer Hızır Paşa dolu.

Anadolu…

Hızır Paşa,

              Hınzır Paşa!.. 

 

Unutulabilir mi şeriat şarlatanları

ve yaşayan tarih

unutturabilir mi halkı aldatanları?

 

Sen;

      ilerici,

             laik,

                 çağdaş;

okuyabilmiş bacı

                        okuyamamış gardaş

                                                    bunları tanı:

Hesap sor ve unutma

kor bir ateşte “madımak” pişirdiklerini sananları!

 

Eğer bir gün yolun düşerse Hacıbektaş’a,

sor

kabirdeki “Mahzuni Şerif” yazan taşa:

“Devlet Baba, Devlet Baba

Ne kötülük ettik sana?

Döne döne , yana yana

Piştik Sivas ellerinde!” dizelerini…

 

Eğer bir gün yolun düşerse Sivas’a,

acımasın için

                  gerek yok yasa;

Sivas - Erzincan yolunda

                               karşına çıkar bir anıt mezar           

ve anıt mezarın duvarında aynen şunlar yazar:

“ Dünya alışkanlıktan değil

sevgiyle

mutluluktan dönsün.

                    Hasret Gültekin.”

Evet,

Dünya sevgiyle mutluluktan dönsün.

“Madımağı yakanlar ölsün!”

                                      demiyoruz: Hayır;

yok olsun kula kulluk

yok olsun kötülükler.

“ Madımağı yakanlar ölsün!”

                                      demiyoruz: Hayır;

yıkılsın şeriat özlemleri

var olsun iyilikler.

 

Sen.

Hey arkadaş, bana bak:

“Teke tüke sakalı” değil artık

                                       Madımak.

Sen.

Hey arkadaş, beri bak:

“Yak, yak!” diye tempo tutanların yeri

                                                      Madımak.

Sen.

Hey arkadaş, öne bak:

Hak yolunda gidenleri

                             iyi bilir halk.

Sen.

Hey arkadaş, uyan ve kalk:

Kalk ki

       unutulmasın Madımak.


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam1
Toplam Ziyaret30528
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.51533.5294
Euro4.12214.1386
Hava Durumu
Anlık
Yarın
21° 31° 19°
Saat